20 Eylül 2017 Çarşamba

Wrong desicions

‘No more talk’, thought Paul. He walked to the door. But something stopped him. Perhaps it was his heart’s voices. Because it was so fast. He could hear his heart’s beats… But he then realized that the voice came from inside… Someone was crying.
Suddenly the memories came to his mind.
Two days ago, he had argument with his fiancée…
Two days ago, his fiancée Siena said ‘I want to break up with you.’
Paul just asked ‘Why?’ Because he was shocked. They were being prepared for their wedding day one month later. Siena began to cry and went by slamming the door.
Paul talked yourself ‘Is it over? Everything was a lie?’
Then Paul tried to talk to Siena on the phone. But she never replied. Paul sent the voice messages… Over and over again… But Siena disappeared as if she never existed… He went to Siena’s home. But no one opened the door.
Paul thought along two days. And he decided to go to her office… Siena was a freelance photographer and this apartment was her office at the same time.
‘I don’t allow you to go, if you don’t tell me why’ thought Paul. He was ready for the final speech. But when he heard her crying voices, he stopped. And he decided to listen to her. She was talking to someone on the phone… She said, ‘I love him so much… But I have to leave. He got a very good job offer. He must to move from here.  And he didn’t ask me at all, do you come with me? I think he wants to break up but he can’t say.  I must break up for Paul’s fever.’
Paul didn’t believe to hear that… Probably she had seen the offer letter. But Paul never thought to accept that. Therefore he never said her about this offer. He thought he was not happy without her…
His heart was lighter now. Because she loved him. Just he was misunderstanding her. When he knocked the door, he was smiling. Siena was shocked when she saw him. Paul said, ‘I will say last thing. Then I will go if you want. I refused the job offer. Because the most important thing in my life is you… Not job… Therefore I didn’t say anything about it. Your job is here. And you are happy here… If you are happy, I am happy too. Do you understand me?’
Siena stopped to crying. And she hugged him. Paul talk to her again. ‘And don’t decide about us anymore. First ask me!”


1 Aralık 2016 Perşembe

Sherlock'la uyanmak...

“Hadi kalk Jasmin…”
“Haaa… Nereden kalkacağım. Hem neden bana Jasmin diyorsun? Aaaa Sherlock… Sherlock Holmes…”
“Bunun için biraz geç kalmadın mı? Hadi Miles’ı da al ve buradan gidelim. Görmüyor musun dünya tehlike altında…”
“Dünya… Miles… Shop and Miles mı? Aman Allahım saçmalıyorum. Hem de öyle böyle değil… Ha şimdi anladım. Bu bir rüya… Yanımdaki Sherlock Holmes… Çoook da yakışıklı… Dizisinde gördüğümüzden daha uzunmuş. Sorsam mı acaba Miles kim diye?”
“Anlıyorum şoka girdin. İstiyorsan sana bir tokat atayım.”
Bütün bu saçmalamanın ardından yüzüme gelen sert tokatla kendime geldim. Rüyadaki bir tokat insanın canını bu kadar acıtır mı yahu?

24 Mart 2016 Perşembe

#mecnunsokakta


Ben… Sen… Biz olacaktık.
Sonra “O” çıktı karşına…
Siz oldunuz.
Ben öznesiz kaldım..
#mecnunsokakta

Yağmurun altında, hızlı hızlı adımlarla yürüyordu. Sadece önüne odaklanmıştı. Bir de kafasındakilere… Yaklaşık bir ay önce görmüştü o dizeleri yıkılmak üzere gibi duran duvarın üstünde… Böyle şiirler görmeye alışıktı. Şiirsokakta hareketi başlayalı beri her yerde yağdı yağmur çaktı şimşek tarzı dizeler görüyordu. Ya da ünlü şairlerin dizelerine rastlıyordu… Ama bu… Bu farklıydı… Hem hissettirdikleri, hem de imzası… Şiirsokakta yazmıyordu. Mecnunsokakta yazıyordu. Ah bir yazarken yakalayabilseydi o Mecnun’u…

22 Haziran 2015 Pazartesi

3 günlük bir şey işte

Cep telefonu ısrarla çalıyor. Kulağım duyuyor ama beynim açmam gerektiğini algılamıyor sanki… Neden sonra açmaya karar veriyorum ama masam o kadar dağınık ki telefonu ararken kağıtlar havada uçuşuyor, zımbalar yerlere düşüyor, dağılıyor. Ve evreka… Sonunda telefonu buluyorum. Arayan da amma ısrarcıymış ha derken, üzerinde yazan ismi görüyorum. Israrın nedenini de böylece anlamış bulunuyorum.

13 Eylül 2011 Salı

KURDUN SONU KELEBEK

Suyun dibine doğru batıyorum... Hayallerim, hiçbiri gerçekleşememiş rüyalarım beni derinlere doğru çekiyor. Kollarımı uzatıp yukarı çıkmak istedikçe ayağım ağırlaşıyor. Gidiyorum...

30 Haziran 2010 Çarşamba

Sessizlik... huzur...

Posted by Picasa

6 Mart 2010 Cumartesi

İçindeki cin açığa çıktığında... Hiçbir şey yapamazsın...

Evlendikleri günün üzerinden tam iki sene geçmişti. Öyle ya, bugün evlilik yıl dönümleriydi. Ama kocası hatırlamamıştı bile. Sanki olağan bir pazar günüymüş gibi geç kalkmışlar, üstünkörü söylenmiş bir "günaydın"ın ardından gazete sayfalarına gömülen yüzlerle, konuşmadan kahvaltı etmişlerdi. Ardından televizyonda ne olduğuna bakmışlar, sonra da günlük işlerin hayhuyuna dalmışlardı.